Anasayfa  | İletişim Metin Soylu Facebook Metin Soylu Twitter

 

 
YAZAR HAKKINDA KİTAPLAR ELEŞTİRİ CEVAP KONFERANSLAR AFET OKULU RÖPORTAJLAR BASIN ODASI
 
   Bedeli Çanakkale'de Kanla Ödenecektir tüm seçkin kitapevlerinde!      Piri Reis Haritası'nın Şifresi ÇIKTI!     
 



  Fahir Atakoğlu İle Röportaj

Röportaj: Gazeteci Yazar Metin Soylu

“HAYAT BİR YARIŞ DEĞİLDİR”


Müzik hayatında 25 yılı geride bırakan dünyaca ünlü piyanistimiz Fahir Atakoğlu ile konuştum. Özellikle belgesel, film ve reklam müzikleriyle tanınan, yerli, yabancı pek çok sanatçıyla birlikte sahneye çıkmış olan Atakoğlu, “Bu yüzyılın bize diretmeye çalıştığı gibi, hayat bir yarış değildir” diyor.



-Sanat hayatınızda 25 yılı geride bıraktınız. Müziğe ilk nasıl başladınız?

Fahir Atakoğlu: Tek hatırladığım, müziği sevdim. Evimizde her çeşit müzik dinlenirdi. Babamın sesi çok güzeldir. Anneannem ud çalarmış, annem tarafından kuzenlerimin hepsi bir enstrüman çalar. Yani aslında müziğe olan ilgim aileden geliyor. İlk küçük bestelerimi 7-8 yaşındayken piyano ile yapmıştım. Her okuduğum kitap ya da hikâyeden sonra oturup bir şey bestelerdim. Kemalettin Tuğcu’nun o acıklı hikâyelerini çok severek okurdum. Hani o kapağında “Ağlayan çocuk” resmi olanları… Ortaokul ve lise yıllarımda kız arkadaşlarım için beste de yapardım. Kendimi ancak müzikle ifade edebiliyorum. Özetle; konuşmaya ve yürümeye başladığım anda müziğin hayatımda olduğunu hissetmiştim.


Sektörde Bana “Amadeus Jingle Master” Derler

-Dünyanın birçok ülkesinde tanınan bir isimsiniz. Yurtdışında hak ettiğiniz değeri gördünüz. Peki ya Türkiye’de?

Fahir Atakoğlu: Beni ülkemde önce belgeseller ile tanıdılar, sektörde bana “Amadeus Jingle Master” derler. Reklamcı Serdar Erener bana “Müzik Kutusu” derdi. Sezen Aksu beni sahnede “Demir kır atın bestecisi” diye tanıtırdı. Müziğim benden önce sevildi diyebilirim. 1994 yılında yaptığım albüm halen satıyor, dinleniyor. 20 sene evvel yazdığım Yeşilada’yı –Kıbrıs Belgeseli- Mehmet Ali Birand bugün halen çalıp alkış alabiliyorum. Sarı Zeybek –Can Dündar- belgeselinin müziğini ülkem kalbinde taşıyor. Çok ürettim, halen üretiyorum. Müziğime olan ilgi benim daha çok üretmemi neden oluyor. Yaratabildiğim ve paylaşabildiğim sürece ben çok mutluyum.

-Bestelerinizde en çok hangi konuları işliyorsunuz? Özel bir ilham kaynağınız var mı?

Fahir Atakoğlu: İlham kaynağım hayat… Hayattaki anlar birikiyor ve bir şekilde “Bunu anlat!” diyor. Ben insanlara kendi hissettiklerimi yaşatmaya çalışıyorum. Aşkı tanıdığım kadarıyla, özlemi bildiğim kadarıyla yaşadığım gibi anlatıyorum. Bazen yöntemler zaman içerisinde değişebiliyor.


“Müziğimi Yaparken Kaç Satar Diye Düşünmüyorum”

-Kendinize dünya çapında rakip gördüğünüz bir isim var mı?

Fahir Atakoğlu: Kimseyi rakip olarak görmüyorum. Öyle görseydim hayatım kâbus olurdu herhalde. Aksine diğer müzisyenleri, birlikte üretebileceğim hatta kendilerinden öğreneceğim insanlar olarak görüyorum. Son albümüm ‘İstanbul In Blue’ Amerika’da World Music Albums listesinde 1 numaraya kadar çıktı. Jazz Albums listesinde 38.sıraya yükseldi. Bir sanatçı, içinde bulunduğu endüstrinin yapısı itibariyle bir yarış içine girebiliyor. Amerika’dan bir eleştiri sizin kariyerinize noktayı koyabilir. Öte yandan size çok şey de kazandırabilir. Ama bunları düşünerek müzik yapmaya başladığınız an birçok kapıyı kendi üstünüze kapatıyorsunuz. Müziğimi yaparken kaç satar, hangi listeye girer diye düşünmüyorum.

-Çocuğum gibi dediğiniz bir albümünüz var mı?

Fahir Atakoğlu: Benim bir tane çocuğum var. O da oğlum Oğulcan.

-Müzikle uğraşmasaydınız yapmak istediğiniz meslek ne olurdu?

Fahir Atakoğlu: Müziği meslek olarak görmedim. Ben müzikle yaşıyorum, onunla var oluyorum. Onsuz bir hayatta düşünemiyorum. Başka bir insan olarak doğsaydım eğer, açlığa, çaresizliğe, hastalıklara çare bulmak için, barış için çalışırdım.


Müzik hayatında 25.yılını geride bırakan Fahir Atakoğlu, geçmişte bestelediği eserlerinin yeni kayıtlarından oluşan ‘İZ’ adında bir albüm çıkardı. Fahir Atakoğlu’nun bugüne kadar bestelediği en güzel eserlerinin yer aldığı yeni albümü ‘İZ’de Sezen Aksu, Tarkan, Nilüfer, Sertab Erener ve Levent Yüksel tarafından yeni düzenlemeleriyle tekrar yorumlandı.

-Kısaca ödüllerinizden bahseder misiniz?

Fahir Atakoğlu: Elbette…
2006 yılı Kasım ayında, en başarılı erkek ödülü Atatürk’ün manevi kızları tarafından verildi. 2006 Kasım, ATA
Outstanding Achievement in arts Award My EMI Platin Satış Ödülü Yunanistan
480.000’den fazla satış (Telos Dios Telos)
2002, Mega Channel Yunanistan En iyi şarkı ödülü (Telos Dios Telos)
2000, Mllano Film Festivali Belgesel 1.lik ödülü – Ezile in Büyükada
1997-1998, Finalist Ödülü Flora-Marshall Boya Reklam Müziği
1996-1997 Kristal Elma Ödülü Garanti Bankası için hazırlanan reklam müziği “Yarına Dört Işık”
1996 Finalist Ödülü Duru Sabunları Müziği’96
1995-1996 Kristal Elma Ödülü En iyi reklam müziği, Renault Laguna
1995, TV Reklamları’95 Finalist Ödülü – Toyota Corolla
1994-1995 Kristal Elma Ödülü Milliyet Tanıtım Teması,
1995, Gold Screen Ödülü 12 Mart Belgeseli için En Yaratıcı Partisyon
1994, Londra Uluslar arası Reklam Ödülleri Finalist Ödülü “Trafik Kampanyası”
1982 Güney Londra Caz Federasyonu Caz Doğal Yetenek ve Bestecilik Yarışı 1’ncisi.


“Ulaşmak İstediğim Tek Bir Nokta Yok”

-Sanat hayatınızda ulaşmak istediğiniz noktaya varabildiniz mi?

Fahir Atakoğlu: Yarattığım ve müziğimi paylaşabildiğim sürece bir sonraki adımı düşünmüyorum. Ama tanıştığım müzisyenler, duyduğum tınılar kalbimde hep bir başka kapının açılmasını sağlıyor. Böyle olunca ulaşmak istediğiniz bir tek nokta olmuyor. Konserler vermek, albümler yapmak, güzel konser salonlarında çalmak, çalarken dinleyenlerle bir olmak istiyorum, hep bunu istedim…

-Bir mesajınız olacak mı?

Fahir Atakoğlu: Herkesin inandıkları ve sevdikleri işleri yapmalarını dilerim. Başarılı olacağım diye değil, mutlu olmaları için o işi yapsınlar… Başarı kendiliğinden geliyor zaten. Ayrıca bu yüzyılın bize diretmeye çalıştığı gibi, hayat bir yarış değildir. Sevgili arkadaşım Can Dündar’ın güzel bir yazısını okumuştum: “… Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Dün tarih oldu… Yarın bir sır… Bugünün kıymetini bilin…” Dünyayı küçük değil büyük olarak düşünsünler. Hangi mesleği seçerlerse seçsinler, diğer ülkeleri ve insanlarını yakından tanısınlar. Sanatçılarsa yüreklerini geniş tutsunlar. Sadece uğraştıkları sanat dalına değil, diğer dallara da ilgi göstersinler. Her birimizin bu hayatta önemli bir yeri var. Yaptıklarımız, yapacaklarımız ne olursa olsun, yeter ki insanlığa merhameti, sevgiyi, barışı verebilsin.


FAHİR ATAKOĞLU KİMDİR?

İstanbul doğumlu olan Fahir Atakoğlu, başarısı pek çok uluslararası ödülle tescillenmiş ünlü bir piyanist ve bestecidir. Senfonik çalışmaları ve film müzikleri ile dikkat çeken Atakoğlu’nun çalışmaları Avrupa’da ve özellikle de Amerika’da pek çok müzik festivalinde icra edilmiştir. Halen Avrupa, Japonya ve Kuzey Amerika’da sürekli artan bir dinleyici kitlesi bulunmaktadır. Müziğindeki kendisine has ritmik, melodik ve armonik özellikleri besteci duyarlılığıyla birleştirerek dinleyicilerine ulaştıran Atakoğlu’nun müziği aslında onun olağanüstü yeteneğinin de bir göstergesi…

Değişik müzik kültürlerini harmanlayan, müziğindeki orijinalliğinin yanı sıra kendi doğduğu topraklarla kurduğu muhteşem bağ dikkat çekicidir. 1996 yılından bu yana pek çok ulusal ve uluslararası yapım için Jingle, belgesel ve film müzikleri hazırlamıştır. 1994 yılında çıkan ilk albümünü takiben aralarında Amerika’nın da bulunduğu 17 ülkede toplam 14 albüm çıkarmış olan Atakoğlu’nun albümleri bugüne kadar 2 milyondan fazla satış yapmıştır.

Fahir Atakoğlu, 2000 yılında Milano Film Festivali’nde ‘Büyükada’da Sürgün’ belgeseliyle birincilik ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra 2002 yılında Yunanistan’da 400 binden fazla satan ve Mega Cahannel tarafından verilen ‘En İyi Şarkı Ödülü’nü alan ‘Telos Dios Telos’ ile de önemli bir çıkış yakaladı. Jazz dünyasının önemli dergilerinden Jazziz, Fahir Atakoğlu’nun ‘IF’ albümüne beğendiklerimiz bölümünde yer verdi. ‘IF’ albümünü ‘yüksek enerjili ve derinlemesine lirik’ şeklinde özetleyen Jazziz Dergisi, Fahir Atakoğlu’nun müziğine gerçek anlamda küresel jazz tanımını yakıştırdı.

Jazz Times Dergisi ise ‘IF’ albümünde, tartışılmaz bir yetenek, geçerlilik ve özgürlüğün izleri görüldüğünü, özellikle sanatçının yoğun, girift, perküsyon ve ritim ağırlıklı piyano trio tarzını henüz tanımayanlar için eşsiz bir deneyim vaat ettiğini söyledi. Ayrıca Atlantic Records’un kurucusu Ahmet Ertegün, Atakoğlu için ‘Bugün Avrupa’nın en önemli piyanist ve bestecilerinden biridir… Müzik dünyasının zirvedeki isimlerinden birisidir” dedi.

Fahir Atakoğlu, yine kendi bestelerinden oluşan, Horacio El Negro, Anthony Jackson, Mike Stern, Wayne Krantz, Bob Franceschini gibi Jazz dünyasının ileri gelen isimleriyle çalıştığı albümü ‘İstanbul in Blue’ ile Amerika Jazz Radyoları Listesi’nde 20 Ekim’de ikinci kez liste başı oldu.


Metin Soylu

Betül Korkmaz

Sevmek Lazım Azizim…



 
 
Metin Soylu'nun hangi kitabını daha başarılı buluyorsunuz?
Hepsi
Afet Okulu
Bedeli Çanakkale'de Kanla Ödenecektir
Piri Reis Haritası'nın Şifresi
  
 
 

 

ANA SAYFA YAZAR HAKKINDA KİTAPLAR ELEŞTİRİ CEVAP KONFERANSLAR AFET OKULU RÖPORTAJLAR İLETİŞİM
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2018 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.


Çizginet & Mehmet CAN