Anasayfa  | İletişim Metin Soylu Facebook Metin Soylu Twitter

 

 
YAZAR HAKKINDA KİTAPLAR ELEŞTİRİ CEVAP KONFERANSLAR AFET OKULU RÖPORTAJLAR BASIN ODASI
 
   Piri Reis Haritası'nın Şifresi ÇIKTI!     
   Piri Reis'in Şifresi -TÜRKÇE
   Piri Reis'in Şifresi-İNGİLİZCE
   Piri Reis'in Şifresi -İTALYANCA
 



  Piri Reis'in Şifresi -TÜRKÇE

 


1513 yılında çizdiği esrarengiz dünya haritası ile bilim dünyasında şaşkınlık yaratan Piri Reis 500 yıl sonra yeniden gündeme geliyor. UNESCO (BM Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü) 2013 yılını Dünya Piri Reis Yılı ilan ederken, 1998 yılından bu yana Piri Reis Haritası ile ilgili çalışmalar yapan Piri Reis Haritası’nın Şifresi’nin yazarı Metin Soylu’ya sizler için 500 yıllık haritanın şifrelerini sorduk. Soylu, Piri Reis’in asırlar önce çizmiş olduğu dünya haritasına ilişkin müthiş bir gerçeği ortaya koyarak “Tüm dünya bilmelidir ki Piri Reis’in Haritası uzaydan fotoğraflama tekniği ile çizilmiştir” diyor.
 

 -Piri Reis ile ilgili araştırmalarınız nasıl başladı?
Metin Soylu:
 1997 yılında Ankara Batıkent Mobil Lisesi’nde okurken her şey sınıf arkadaşımın yanında getirdiği bir dergi ile başlamıştı. Dergideki yazı ilgi çekiciydi: “Piri Reis Haritası’nın Sırrı Çözülemiyor!” Piri Reis’in hayatı ve haksız yere idam edilmesine ilişkin bu yazı meşhur 1513 yılında Piri Reis tarafından çizilen dünya haritasına ilişkin ayrıntılara da yer veriyordu. Bu yazıyı okurken, dergide Piri Reis’in haritası da görsel olarak yayımlanmış ve konu çok ilgimi çekmişti.  Önceleri okulumun kütüphanesinde, daha sonra da her gittiğim kütüphanede Piri Reis’i araştırıyordum. 
Piri Reis ile ilgili elde etmiş olduğum bilgiler ışığında gördüğüm manzara; 1513 yılında çizilen dünya haritası günümüze kadar parçalanarak elimize ulaşmış. 9.11.1929 tarihinde Topkapı Sarayı’nda bulunduğunda sırada üzerinde ekmek ve yemek kırıntıları varmış. Belli ki birileri bu harita üzerinde yemek yemiş. Günümüz diliyle “sofra bezi” olarak kullanılmış. Dönemin müze müdürü Halil Ethem konuyu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e aktarınca harita aynı hafta Ankara’ya Atatürk’ün huzuruna getirilmiş. İşte araştırdıkça daha fazla ilgimi çeken Piri Reis Haritası’na yönelik kafamdaki tek düşünce bu konuyu daha derinlemesine ele almaktı. Yani projelendirmek…




1998 yılında liseden mezun olmama neredeyse 3 ay kalmıştı. Bir gün tarih hocama giderek “Piri Reis Projesi” adı altında bir çalışma yapmak istediğimi ve Piri Reis’in parçalanmış olan dünya haritasını tamamlayabileceğimin ipuçlarına ulaştığımı ifade etmiştim. Ancak bu projeyi uygulayabilmek için evimin uygun olmadığını bu yüzden okul yönetiminden destek alıp alamayacağım yönüyle bir fikir almak istemiştim.
Tarih hocam; “İstersen okul müdürüne bir dilekçe yazıp durumu anlat” demişti. Bunun üzerine okul müdürüne çok geçmeden o dilekçeyi yazmaya karar verdim. Okul müdürümüz konuyu önem gösterdi. Ancak tek sorun okulun bulunduğu fiziki şartlar sebebi ile boş bir odanın olmamasıydı. Bir diğer konu da mezun olmama yalnızca üç ay kalmıştı. Okul müdürümüz bu sebeple beni “İstersen Kültür Bakanlığı’na veya Milli Eğitim Bakanlığı’na müracaat et. En azından mezun olduktan sonra imkân verilirse projeni daha sağlıklı sürdürürsün” diyerek beni yönlendirdi.
Çok geçmeden bu çalışmalarımı Milli Eğitim Bakanlığı’na sunmaya karar verdim. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın desteği ile resmen “Piri Reis Projesi’ne başlamış oldum.

-Piri Reis’in tarihte kayıp olan dünya haritasını ilk kez tümevarım metodu ile tamamladığınızı biliyoruz. Nasıl başardınız?
Metin Soylu:
 Piri Reis’in günümüze kadar parçalanmış halde gelen haritasına ilişkin ayrıntılı incelemelerimin sonucunda aslının kopyasını satın alarak (90x65cm ebatlarında) projeye başlamış oldum. Tüm samimiyetimle itiraf etmeliyim ki, haritayı tamamlamak yalnızca sekiz buçuk ayımı aldı. Piri Reis’in parçalanmış olan dünya haritasını tümevarım metodu ile tamamlayarak şaşırtıcı bir takım gerçeklerle karşı karşıya kaldım. Harita üzerindeki Atlas Okyanusu ortasında yer alan iki büyük ve üç küçük olmak üzere beş yuvarlak şekilden yola çıkarak, matematiksel bir hesap tespit ettim. Buna göre: İki büyük yuvarlak şekil arası 44 derecedir. Bir büyük bir küçük yuvarlak şekil arası ise merkezden merkeze 22,5 derecedir. Dolayısıyla 1 derecelik açı kaybı sola doğru kaymıştır.  22,5 x16=360 derece (Dünya'nın çevresini dahi bulmuştur!)

 

Tamamlamış olduğum 36 metrekare büyüklüğündeki Piri Reis’in Dünya Haritası’nı 14 Ekim 1999 tarihinde Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Amerikan Ulusal Havacılık Dairesi NASA’ya gönderdim.

-Tamamlamış olduğunuz Piri Reis Haritası sizce o yüzyılda da buna benzer bir görüntüde miydi?
Metin Soylu:
 Kesinlikle böyleydi. Çünkü Piri Reis’in diğer eseri olan Kitab-ı Bahriye adlı eserinde de “Haritanın Beyanı” adlı şiirinde bunu aynen anlatmaktadır.

Haritanın Beyanı
Tam onaltı kısma böldüler inan,
Merkez onun tam orta yerine düşer,
Bu onaltının birinden öbürüne,
Ki çekerler çizi hep yerli yerine
Bir çizginin iki başına adip hesap,
İkişerli olur otuziki cevap,
Dinle şimdi bu harita ilmini,
Ta bilesin halini, ahvalini,
...
Kitab-ı Bahriye Cilt-1 Sayfa:82

-Peki, NASA’dan bir açıklama geldi mi?
Metin Soylu:
 Elbette… Yaklaşık dört yıl sonra NASA bana değil, Alman ve Türk Focus dergilerine bir açıklama yapmıştı. Yeni Dünya’nın şeklini bu haberde okudum ve Piri Reis’in haklı olduğunu o zaman anladım. Ancak haberde Piri Reis adı geçmiyordu. NASA haberi bizim araştırma sonuçlarımız diyerek yayınlamıştı. 

-Piri Reis Haritası’ndan ortaya çıkan diğer gerçekler nelerdir?
Metin Soylu: Bu önemli bulguları şöyle sıralayabiliriz:
Amerikan Hava Kuvvetleri’nin Azimuthal Equidistant Projection Merkezli dünya haritasına göre Dünyanın Merkezi Kahire olarak tespit edilmiştir. Piri Reis ise 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi’nde bizzat gemileri yöneterek Mısır Kahire’ye kadar gitmiş ve Nil Nehri’nin ayaklarının haritasını çizmiştir. Burada üzerinde durmamız gereken asıl önemli konu Piri Reis’in bu çizimi yaparken Mısır Piramitlerini de haritasında gösterdiği gerçeğidir. Bunun anlamı Piri Reis Mısır Piramitlerini merkez alarak dünya haritasını çizmiş ve o da Amerikan Hava Kuvvetleri gibi yüzyıllar önce Kahire’yi merkez olarak göstermiştir. Çünkü kendisi 1517 yılında Mısır Seferi’ne katılmış ve Kahire’deki Piramitler üzerinde de bazı araştırmaları olmuştur. Bunu Kahire’de çizdiği haritadan anlıyoruz. Dikkat edildiği takdirde Kahire Haritasında sağ üst tarafta ünlü Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin çizilişini görebilirsiniz.

Tamamlamış olduğum Piri Reis Haritası’nın tam merkezi yine KAHİRE’yi göstermektedir.

-Piri Reis Haritası’nın Şifresi adlı kitabınızda ilginç bir tespitiniz var. Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği bu eserinin harita olmadığını söylüyorsunuz. Peki harita değilse size göre bu çizim ne anlama geliyor?
Metin Soylu:
 Haritayı tamamladıktan sonra beni en çok şaşırtan olaylardan birisi de tarihte “Piri Reis Haritası” olarak bilinen bu eserin aslında bir harita değil âdeta fotoğraflama tekniğine uygun bir şekilde çizilmiş olduğu gerçeğine ulaşmamdır. Bilindiği üzere harita; yeryüzünü kuşbakışı görünüşüne göre belli bir oranda küçülterek iki boyutlu düzlem üzerinde detaylı bir biçimde çizgilerle gösterme yöntemidir. Coğrafi açıdan bir çizimin harita özelliği taşıyabilmesi için muhakkak taşıması gereken bazı unsurlar vardır:


I. Küçültmenin bir ölçek dâhilinde olması,
II. Kuşbakışı görünüşünün (tam tepeden görünüş) sağlanmış olması,
III. Bir düzleme aktarılmış olması,
IV. Coğrafi unsurları göstermiş olması gerekir.
Düzleme aktarılan dünya haritalarında Arjantin dikey gözükür.

Ancak, düzleme aktarılan Dünya haritasına dikkatlice bakıldığında Güney Amerika tarafında bulunan Arjantin'in dikey olarak uzandığını görürsünüz. Bunun temelinde de haritanın düzleme aktarılmış olması yatar. Yani bir çizimin harita özelliğini taşıması için muhakkak düzleme aktarılmış olması gerekir. Şimdi ise, uzaydan çekilen Dünya fotoğraflarına şöyle bir bakalım:

Uzaydan çekilen uydu fotoğraflarında Dünya sürekli dönüşü itibariyle bir süreçten geçer. Ne var ki; içinde yaşamakta olduğumuz Dünya gezegeni dönerken, buna bağlı olarak kıtalar yani karalar da dönmektedir. Güney Amerika hattı üzerindeki Arjantin'e burada baktığımız taktirde Arjantin'in sağa doğru kıvrık olduğunu, yani döndüğünü görmekteyiz. 
Şimdi gelelim Piri Reis'in 1513 tarihinde çizdiği haritaya; belki de fotoğrafa. Piri Reis'in haritasında görülen Güney Amerika Hattı üzerindeki Arjantin'e bakarsanız, sağa doğru kıvrıldığı gerçeğine tanık olursunuz. Yani Arjantin'in sağa doğru kıvrılma hadisesi uzaydan çekilen uydu fotoğraflarındaki ile aynıdır. Peki daha önce de ifade ettiğim gibi uydulardaki görüntüler bir fotoğraf olduğuna göre, o halde “Piri Reis Haritası”nda aynı kıvrılma hadisesi olan Arjantin'in kıvrılma hadisesi de bir fotoğraftan mı ibarettir? Aksi taktirde algılanması ancak uzaydan mümkün olan Arjantin'in kıvrılma hadisesini Piri Reis nereden biliyordu? 
Piri Reis’in haritasındaki bu gerçeklerden yola çıkarak bu çizimin normal bir harita olamayacağı uzaydan fotoğraflama tekniği ile çizilmiş olduğu sonucuna ulaşmaktayız.

Cebelitarık Boğazı uzaydan çekilen dünya fotoğraflarında bir sonraki sayfada görüldüğü gibidir. (Bkz. Piri Reis Haritası'nın Şifresi sayfa: 114) Ancak Cebelitarık Boğazı’nın görünüşüne ayrıntılı olarak bakıldığında, bu görüntünün hatasız olması ancak uzay çalışmalarıyla fark edilebilecek bir detaydır. Gerek bu boğazın derinliğinin ve gerekse iki yaka arasındaki dar geçişin çizilebilmesi için havadan kuşbakışı olarak bakılması gerekmektedir. “Piri Reis Haritası” incelendiği takdirde bu konuda şaşırtıcı bir sonuca ulaşmaktayız. Cebelitarık Boğazı’nın uydulardan çekilmiş fotoğrafı ile “Piri Reis Haritası”ndaki Cebelitarık Boğazı’nın görünüşü aynıdır. Piri Reis’in bu detayları bilmesi sizce bir rastlantı mıdır?

Çağlar boyunca buzlarla kaplı olan Antarktika Dağları’nın varlığı, Amerikan ve Rus deniz araştırmacıları tarafından 1820 yılında ses yansıtıcı aletlerle keşfedilmiştir. Bu buzul dağları, dünyayı dolaşmamış olan Piri Reis’in 1513 yılındaki haritasında mevcuttur. Peki bu detay nasıl açıklanabilir? O dönemde hangi kalyon (tahta gemi) buzul dağlarına kadar ulaşabilmiştir?(Bkz. Piri Reis Haritası'nın Şifresi sayfa: 115)

Bilindiği gibi düzleme aktarılan dünya haritalarında Arjantin ile Antarktika Dağları arasında kalan karalar açısından bir birleşme olmamaktadır. Çünkü iki uç nokta arasında okyanus bulunmaktadır. Ancak Rus deniz araştırmacılarının yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Arjantin ile Antarktika’nın denizin altındaki sivri ve dik sıradağlarla uçlarının birleşmiş olduğu tespit edilmiştir.(Bkz. Piri Reis Haritası'nın Şifresi sayfa: 116-118)

Ancak su küreyi kaldırarak görülebilecek bu birleşme hadisesini tespit edebilmek çok zordur. “Piri Reis Haritası” incelendiği takdirde yine aynı sonuca ulaşmaktayız. Şaşırtıcı olan şudur ki; Piri Reis su küreyi kaldırabilmiştir. Arjantin ile Antarktika’nın uçlarının birleşmiş olması ve Piri Reis’in, elinde hiçbir teknoloji yokken bunu bilmesi nasıl açıklanabilir?

Piri Reis’in Haritası’ndan ortaya çıkan bu gerçeklerin tüm dünya insanın bilmesini istiyorum. Bu maksatla gerek Türkiye’de ve gerekse yurt dışından gelecek tüm konferans tekliflerini değerlendireceğim...

 

Türk ve dünya denizcilik tarihinin sembol isimlerinden Piri Reis'in, ardında bıraktığı sır perdesi aralanıyor. Piri Reis Haritası üzerine yapılan yedi senelik çalışmaların ürünü olan bu kitapta, tüm dünyanın bildiği bir haritadan yola çıkılarak bilim çevrelerini bile şaşkınlığa düşüren gerçeklere ulaşılıyor. Metin Soylu'nun yıllar önce bir hobi olarak başlayan Piri Reis Haritası incelemeleri, Türkiye'de Millî Eğitim ve Dışişleri Bakanlığı'na, oradan da Amerikan Ulusal Havacılık Dairesi NASA'ya kadar ulaşan bir serüvene dönüşüyor. Bu serüvende esas olaylar parçalanmış haritanın Metin Soylu tarafından dünyada ilk defa tamamlanmasıyla başlamış, ortaya çıkan sonuçlar yazarı dahi şaşkına çevirmiştir.     

Elinizdeki bu kitap, tarihî eserlerin gizlediği şifreleri çözmeye meraklı ve dünyaya alışılmışın dışında bir gözle bakmayı göze alabilecek okuyucular için ilgi çekici veriler sunuyor. Kitab-ı Bahriye'nin yazarı, ünlü "Dünya Haritası"nın çizeri ve birçok denizcilik başarısının sahibi Piri Reis, neden Osmanlı Devleti'ne yıllarca başarıyla hizmet ettikten sonra 80'li yaşlarında idam edildi? Piri Reis, haritasında dünyanın merkezi olarak gösterdiği Mısır'da ne aradı? Piri Reis, Haritası’nı nasıl çizdi? Haritasının Süleyman Peygamber ile ilgisi neydi? Piri Reis, kitaplarında bahsettiği hazinesini nereye sakladı? Amerika’yı Kristof Kolomb mu keşfetti? Uzman Araştırmacı Metin Soylu, yukarıdaki soruların, cevaplarının peşine düşüyor. Kitap, Dünya Denizcilik tarihine “Türk” adını kazıyan Piri Reis’in başarıları, gizemleri, keşifleri ve maceralarla dolu hayatını merak eden okuyucular için elden düşürülmeyecek bir eser olma niteliğinde...
          

 





 
 
Metin Soylu'nun hangi kitabını daha başarılı buluyorsunuz?
Hepsi
Afet Okulu
Bedeli Çanakkale'de Kanla Ödenecektir
Piri Reis Haritası'nın Şifresi
  
 
 

 

ANA SAYFA YAZAR HAKKINDA KİTAPLAR ELEŞTİRİ CEVAP KONFERANSLAR AFET OKULU RÖPORTAJLAR İLETİŞİM
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2017 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.


Çizginet & Mehmet CAN